panteon 0 Takipçi | 8 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (1)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

Hitit Duvar Kabartmaları

2012-11-09 22:51:00

 

I.HİTİT SİYASİ TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ

 

M.Ö. 2. Binyıl Anadolu’sunda yasayan kavimlerin en önemlisi Hititlerdir. Hititler Anadolu’nun yerli halkı mıydı ya da göç yoluyla mı gelmişlerdi? Eğer öyle ise nereden gelmişlerdi? Bu konu hakkında farklı görüşler vardır. Bu görüşlere göre Hititler; Anadolu’ya Boğazlar üzerinden, Kafkaslardan ya da Kuzey Suriye üzerinden gelmiş olmalıydılar. Ancak diğer bir görüş ise Hititlerin Anadolu’nun yerli kavimlerinden biri olduğunu kabul etmektedir.[1]

            Hitit siyasi tarihi üç baslık altında incelenmektedir.

A) ESKC HİTİT DEVLETİ (M.Ö. 1800-1400)

B) YENC HİTİT DEVLETİ (M.Ö. 1400-1200)

C) GEÇ HİTİT ŞEHİR DEVLETLERİ (M.Ö.. 1200-700)

 

II. RÖLYEF SANATI

 

Rölyef, Fransızca “Relief” kelimesinden türemiş olan “kabartma” anlamına gelen bir kelimedir. Yüzey üzerindeki çökertme ya da kabartmalara denir.

Taş, kil, metal, ahşap gibi malzeme yüzeylerinin oyulması yöntemiyle yapılan sanat eseri. Oyuntuların derinliğine göre alçak ya da yüksek türleri vardır. Hacim sanatları üç boyutludur. Mermer, tas, ağaç, toprak ve maden ana malzemesidir. Bu grubun içerisinde mimari, heykel, rölyef, seramik, vitray sayılır.

 

III. HİTİTLER ve RÖLYEF

 

M.Ö. 9. ve 8. yüzyıllarda kurulmuş küçük kent devletlerinde hiyeroglifli kabartmalar yapıldığı görülür. Bu donemin plastik sanat dalları arasında en gelişkin olanı, kile bicim vermedir.[2]

Kaya yüzeylerine kabartmalarla bezemek M.Ö.3. binyıllarından beri Önasya’da bilinmekteydi. Hititler’e özgün bir sanat dalı olarak Anadolu’da gelişen “kaya kabartmaları”nın (M.Ö.14.yy.-13.yy.), Eski Hitit Çağı’nda var olup olmadığını bugün için bilmiyoruz. Çoğunlukla büyük kralların betimleriyle donanmış kaya kabartmaları, Büyük Hitit Krallık Çağı’nda, ülkenin önemli doğal yol geçitleri ve su kenarlarındaki sarp kayaların yapay olarak düzeltilmiş yüzeylerinde rölyef çalışılarak işlenmiştir. Hitit krallarının güney ülkelerine ulaşmak için askeri yolculuklarında kullandıkları yolları da, bu anıtları izleyerek saptamak olasıdır. Örnek olarak Fraktin, Taşçı, İmamkulu/Şimşekkayası, Hanyeri/Gezbel (Toroslar’ın üzerinde doğal dağ geçidi), Hemite, Sirkeli/Ceyhan kaya kabartmalarını sayabiliriz. Kuşkusuz, adı geçen kabartmaların özündeki amaç, tanrıların kutsanması ve Büyük Kralın tanrılarına minnettarlığının görsel olarak dile getirilmesidir. Ayrıca, merkezi Büyük Hitit Krallığı’nın egemenlik ve gücünü simgeleyen, birer propaganda anıtları olarak algılanmaları yanlış değildir.[3]

 

 

 

 

 

IV. HİTİT DUVAR KABARTMALARI

 

Hitit Duvar kabartmalarını başlıca oluşturan merkezler:

·         Gavur Kale Kabartması: Ankara’da Haymana yolu üzerindedir.

·         Karabel Anıtı: İzmir, Kemalpaşa’dır.

·         Kybele (Kubaba) Anıtı: Manisa’dadır (gözlerinde pınar olan bu anıta sonradan bir de mitolojik masal yakıştırılmıştır.)

·         Sirkeli Anıtı: Adana’da Seyhan nehri üzerindedir.

·         Eflatun Pınar Anıtı: Beyşehir’in 22 km. kuzeyindedir.

·         Fasıllar Anıtı: Beyşehir yakınlarındadır.

·         Taşçı Anıtı: Behu dağına iki kilometre uzaklıktadır.

·         Fraktin Anıtı: Kayseri, Develi’nin güneydoğusunda Fraktin’dedir.

·         İmam Kulu Anıtı: Develi’nin İmam Kulu köyündedir.

·         Hanyeri Kabartması: İmam Kulu’dan daha güneyde, Toroslar üzerindedir.

·         İvriz Kabartması: Konya Ereğli’de İvriz suyunun yerüstüne çıktığı yerde; bu kabartmanın bir eşi, aynı yere çok yakın, dağların arasında, eski su yatağı üzerindedir.

Kabartmaların ortak özelliği, dinsel konuları işlemiş olmalarıdır. Hem yol, hem su için işaret, hem de bir tapınma yeri olarak düşünülmüş olsalar gerektir.

Hatti ülkesinin yolları, kendi vatandaşına ne denli yardımcı olma, gereksinimlerini karşılama çabasında ise, yabancılara o denli engel olmalıydı. Yabancı satıcıların ülkeleri için zarar vereceğini belki de ilk anlayan toplum, Hititlerdi:

 

“Eğer Asurlu bir satıcı topraklarına girecek olursa, Şauşgamuua onu yakalasın, Hattuşaş’a yollasın”[4]

 

            Sözü geçen anıtlar ve diğer anıtlar hakkında kısa bilgiler:

           

            Eflatun Pınar Anıtı: M.Ö. 2. binin ortalarında orta Anadolu’da hüküm süren Büyük Hitit İmparatorluğu’na ait Anadolu’nun çeşitli yerlerinde karşımıza çıkan kaya anıtları arasında, Eflatunpınar özgün taş işçiliği, kabartmaları ve yapılan kazılar sonucu ortaya çıkan, anıta bağlantılı, kutsal havuzu ile ayrıcalığını gözlerimizin önüne sermektedir.

            Kutsal Anıt-Havuz Konya ili Beyşehir ilçesi Sadıkhacı beldesi sınırları içerisinde Beyşehir Şarkiağaç yolunun 16. km.sinde, yol alan kuzeybatı yönünde 6 km. içeridedir.[5]

            Eflatunpınar’da, suyun hemen kıyısında on altı kaya kütlesinden oluşan bir anıt vardır. Kanatlı güneş simgesi bu anıtın en üstünde yer alır. Güneş tanrıçası, fırtına tanrısı, cin tasviri ve kanatlı güneşi taşıyan insan figürleriyle bu anıt, yalnızca bir tapınma olayını göstermez. M.Ö. 13. yüzyıla tarihlenen bu anıt-heykel, mimari özelliği, statik hesabı ve görsel zenginliğiyle de tartışmalara kaynaklık eden önemli bir anıttır.[6]

           

Kybele (Kubaba) Anıtı: Tarih öncesinin en gerilerinden tek tanrılı dinlerin yerleştiği dönemlere kadar uzanan ve Akdeniz yöresini  kapladıktan sonra, bir yandan kuzey ülkelerine, öte yandan Asya’nın içlerine dek yayılan, birçok ulus, uygarlık ve kültürlerde değişik adlarla anılıp hep aynı prototipe indirgenebilen Ana Tanrıça dininin kaynağı Anadolu’dur.[7]

            Kibele figürünün kökeni Anadolu'da çok eski dönemlere dayanır. Örneğin Hitit ve Hurriler tarafından tapınılan Kubaba, tartışmalı da olsa, çok sonraları oluşacak Kibele'ye öncülük eden figürlerden biri sayılır.

            Manisa ilinde yer alan anıtında Kybele tam büstlü olarak betimlenmiştir.

           

Fraktin Anıtı: Fraktin kaya anıtında (uz. 3,25m., yük. 1,30m.) bir tanrı ve tanrıçanın önünde libasyon yapan kral ve kraliçenin adları HH işaretiyle yazılmış Büyük Kral Hattuşili (III) ve Kraliçe Puduhepadır.

           

Taşçı Anıtı: Kayseri’nin yaklaşık 60km. güneydoğusunda bulunan Taşçı Anıtı da, adı geçen bu kral ailesine aittir. 3 m. Uzunluğunda, kaya yüzeyi kazılarak işlenmiş rölyeflerin sol tarafında Büyük Kral Hattuşili’nin kartuşu ve kahraman ünvanı yer almaktadır. Develi ilçesi içinde, Bakırdağ beldesinde yer alan Taşçı Kaya Anıtları Fraktin kaya kabartmalarından farklı bir yöntemle, yapay düzeltilmiş kalker kaya yüzeyine kazılarak betimlenmişlerdir.[8]

           

Hemite Kabartması: Kral betiminin arkasında HH lejandı vardır. Yatay bir hatla ayrılan yazı alanında, üst tarafta “Kral Tanhunta”, alt tarafta “Kral Tanhunta-ziti prens” veya prens “piya” “prens” okunmaktadır. Bu ad da çivi yazılı belgelerden ve mühür lejandlarından tanınmaktadır.

           

Karabel Anıtı: Egeyöresi kaya anıtlarından biri, İzmir yakınındaki Kemalpaşa-Nif’de bulunan Karabel anıtıdır. Bu kabartma, Gediz havzasına geçit veren küçük bir boğazın üzerinde ve Anadolu’nun en batısında bulunan kaya anıtıdır. Burada kaya yüzeyi bir hayli derine inilerek düzleştirilmiş, 2,32 m. Boyutunda bir erkek betimi (ölmüş bir yerel kral/prens?) yüksek kabartma olarak gösterilmiştir.[9]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



[1] E. Memiş, a.g.e., s.37.

[2] A.g.e s. 112

[3] M.Darga, Yeni Hitit Krallığı/Büyük Hitit Krallığı Sanatı, s.174

[4] Ö.Tuncer, İşte Anadolu, İstanbul 1999,s.38-39

[5] A.S.Özenir, Eflatunpınar Hitit Anıtı, s.24

[6] G.Sözen – Z.sözen, Anadolu Topraklarında Güzeli Arayış, s.104

[7] A.Erhat, Mitoloji Sözlüğü, s.183

[8] M.Darga, Yeni Hitit Krallığı/Büyük Hitit Krallığı Sanatı, s.175

 

[9] M.Darga, Yeni Hitit Krallığı/Büyük Hitit Krallığı Sanatı, s.183

484
0
0
Yorum Yaz